Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik


Eklenti Kur
Radyo Radyo

Dernek
Dernek Logosu Dernek Logosu


Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@konaklikoyu.org

Gülden Doğan Gülden Doğan

220 Hit
Gönderim Tarihi : 29.09.2009
Beş yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.
Bir tane yere düştü.Babaannem eğildi,aramaya başladı.
Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu .
Çocukluk iste,

-Aman babaanne dedim.
-Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
-Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ‘ dedi.
- Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar.

Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?’
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

Aradan yıllar geçti.
Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain’in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım.
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa
karşı ihanet etmiş olur diyordu.
İlave ediyordu.
Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.

On dokuz yıl evveldi.
Stockholm’e gitmiştim. Bir otele indim.
Geceydi. Sabahleyin, traş olmak için lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
‘Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın,yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun’ diyordu.
Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir.
Birçok eşya üzerinde’ İsveç çeliğinden yapılmıştır’ diye yazardı.
İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre’de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
‘Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek.
Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz,kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa,kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa,kapının önüne koyun. İsviçre’nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun.’

Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş,hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir..
Böyleleriyle; evini mezat salonuna çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.
Zamanın başbakanı meclisi toplar.
Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;

-Şu andan itibaren der,

-Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden,pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.
-Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.
Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak…

*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta,gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla,
yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.

Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,İlk okul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,
Bir komutan bir orduyu,
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..

Maddi durumumuz ne olursa olsun,
ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır...
 
 
 

MUSTAFA DOĞAN

Mustafa Doğan Mustafa Doğan

Gönderim Tarihi : 30.09.2009
Teşekkürler yeğenim,Bu güzel eğitici ve düşündürücü makaleyi bizimle paylaştığın için.Umarım tüm üyelerimzi dikkatlice okur ve anlayark okur gerekli dersi çıkararak hayatlarında uygularlar.Hep birlikde alacağımız ve çıkaracağım çok dersler var bu yazıda

Gülden Doğan Gülden Doğan

Gönderim Tarihi : 05.10.2009
Ben teşekkür ederim amcacığım, beğendiğinize sevindim...
SEVGİNUR TURHAN

Sevginur Turhan Sevginur Turhan

Gönderim Tarihi : 25.10.2009
Teşekkürler Gülden,
Ülkemizde ekonomik krizden çıkış yolunun tüketimden geçtiğine inanan ve insanları daha fazla tüketime yönlendiren ekonomistlere iyi bir atıf olmuş.
1930´lu yıllarda büyük ekonomik krizi yaşayan Amerika´da keynesyen ekonomi okulunun savı olan bu uygulamaya karşı durmamız gerekmektedir. Dünyamızın kıt kaynaklarını tüketerek gelecek nesillere yaşanmaz bir dünya bırakmaya hiç hakkımız yoktur!...
ŞENOL AGCA

Şenol Agca Şenol Agca

Gönderim Tarihi : 03.11.2009
çok ama çok mükenmel belki hepimiz azda olsa bu yazının anlamını ve önemini zaman zaman çok duymuşuzdur ama sadece duyup geçmekle kaldık tekrar böyle bir anlamlı vede önemli yazınla bizleri irkilmeye ve uyandırmaya çalıştıgın için çok çok teşekkürler kardeşim
YÜKSEL ÖZTÜRK

Yüksel Öztürk Yüksel Öztürk

Gönderim Tarihi : 12.07.2011
Öncelikle böyle bir yazınızdan dolayı sizleri kutluyorum. Evet üretimi iyi kötü herkes yapabiliyor Önemli olan israftan savurğanlıktan kaçınmak.Yani çöpe giden ekmeği Sökük diye değiştirdiğimiz elbiseleri, En azından muhtaç kimselerle paylaşabilsek ,Büyük bir ülke oluruz, Ama öncelikle bencilliği bırakmalız millet olarak.TEŞEKKÜR Ediyorum. Aydınlatıcılığınızdan dolayı

Hüsrev Doğan Hüsrev Doğan

Gönderim Tarihi : 07.10.2011
yüce rabbimiz insanı yartammış ama başıboş´da bırakmamıştır.kuranı mübinde rabbimiz (yiyiniz içiniz, ancak israf etmeyiniz)diye´de bizleri uyarmaktadır.malesef günümüzde kapitalist sistem sizin çok güzel bir şekilde ifade etmeye çalıştığınız rabbimizin´de ilahi emri olan bu gerçeği sabote etmektedir.
değerli kardeşim çok çok önemli olan bir konuyu örnekleriyle güzel ve anlaşılır bir şekilde dile getirdiğin için size teşekkür ediyorum.
CEVAP GÖNDERİM FORMUCEVAP GÖNDERİM FORMU
Mesajınız* :
Not : Lütfen küçük harf kullanınız.
Not : Lütfen küçük harf kullanınız.

Önemli Not : Gönderilen mesajlar sistem tarafından kayıt altına alınmakta olup site yöneticileri tarafından görülmektedir. Lütfen bu hususa dikkat edelim ve başkalarını rahatsız edici mesajlar göndermeyelim.
Sayfa Üretim süresi1 :0,0098

© 2007-2017 © Konaklikoyu.org
Konaklı Köyü Tanıtım Portalı http://www.konaklikoyu.org

Tam Ekran








Download Silverlight Plug-in