KIRGINIZ, ÜZÜNTÜLÜYÜZ AMA GURURLUYUZ !
Değerli üyelerimiz ve okuyucularımız,
Hepimizin bildiği üzere temel amacı “KONAKLI KÖYÜMÜZÜ” tanıtmak olan bir televizyon programını 04.03.2010 tarihinde Kaçkar TV gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Bir yörenin tanıtımını yaparken, yörenin doğal özellikleri, tarihi dokusu, yaşayan ve geçmiş kültürü, yemekleri, geçim koşulları, eğitim koşulları vb. unsurları içeriyor olması gerekir. Yaptığımız bu televizyon programında bu unsurların bir çoğuna yer vermeye çalıştık. Tabi ki eksikliklerimiz olmuştur. Ancak bütün bunlarına yanında bir yörenin tanıtımını en iyi o yöreye ait insanlarının kendilerinin anlatacağını inananlardanım.
Bu açıdan baktığımız zaman yaptığımız televizyon programına Türkiye’nin neresinde yaşıyorsa yaşasın, dünyanın neresinde yaşıyorsa yaşasın ciddi bir mazereti bulunmayan ben çivrişonluyum diyen herkesin katılması gerekirdi. Geçekleştirdiğimiz organizasyonda katılımcı sayısını gördüğümüzde aslında ben çivrişonluyum diyen sayısının çok olmadığını da görmüş olduk. İşte bu noktada “KIRGINIZ”. Kırgınlığımız katılımcı sayısının azlığına değil, konaklı köyünün tanıtımını yeterince yapamamamızadır.
Dünyadaki maddi ve manevi gelişmişlik düzeyinin yüksek olduğu yerler incelendiğinde ya da tarihte gerek maddesel gerekse manevi kazanımlara bakıldığında hepsinin altında “ÖRGÜTSEL” çalışmaların önemli bir yer tuttuğu görülecektir. Diğer taraftan sosyalleşmeyi sağlamada da “ÖRGÜTLENMENİN” büyük önemi vardır. Yaşamımızda çeşitli mesleki ve sivil toplum kuruluşlarına üyeliklerimiz bulunmaktadır. Tabi bu örgütlere sadece üye olmak yeterli değildir. Aynı zamanda bu üyelerin amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli olan maddi ve manevi sorumluluklarımızı da yerine getirmemiz gerekmektedir. Köyümüz sakinlerinin sosyal yardımlaşma ve dayanışmasını sağlamak amacıyla İstanbul’da kurulan “DERNEĞİN” değerli üyeleri ve henüz derneğe üye olmayan diğer hane halkları yaptığımız bu televizyon programına yeterince ilgi göstermediler. Bu açıdan baktığımızda “ÜZGÜNÜZ”. Üzgünlüğümüz katılımcı sayısının az olmasına değil, üyelerimizin ve diğer hane halkımızın yaşanan hazzı, ortamın çoşkusunu, mutluluğunu hissedememesine ve örgütsel sorumluluklarını yerine getirmemesinedir.
Ulus olarak bir alış veriş yapacak olsak alacağımız her ne ise ya ona dokunmak ya da onu mutlaka görmek isteriz. Hizmet veren veya bir amaç için kurulan sivil toplum kuruluşlarından da ortaya bir organizasyon bir hizmet koymalarını beklemektedirler. Aslında örgüt üye sayısının artırılmasında ve üyelerin teşvikinde ortaya bir hizmet koymak etkili bir yöntemdir. Bu açıdan İstanbul Dernek Yönetimi olarak köyümüzün tarihinde görülmemiş organizasyonlara imza atmış bulunmaktayız. Bu organizasyonlar hep ilk olması da aynı bir güzelliktir. Köyümüzün tanıtımı için yaptığımız bu televizyon programı da tarihimizde bir ilk olduğundan “GURURLUYUZ”. Gururluyuz çünkü tüm zorluklara rağmen derneğimizi ayakta tuttuğumuz gibi sosyal bilincimizin ve sorumluluğumuzun bir gereği olarak hizmete devam ediyoruz. Diğer taraftan bu hizmetlerin devamı konusundaki kararlılığımızı değerli üyelerimiz ve konaklı köyü sakinlerinin göstereceği davranışlar belirleyecektir.
Eskilerin söylediği bir söz vardır. “Gönül ne çay ister ne kahve, gönül dost ister kahve bahane”. Yaptığımız organizasyonlarda ve hizmetlerde; çay ve kahve görmek yerine dostlarımızı (üyelerimizi ve köylülerimizi) görmek dileğiyle.
Saygılarımla,
Uğur KARA
KONKÖYDER
YÖNETİM KURULU ÜYESİ